birleştirerek

adv. conjunctively
* * *
1. combining (prep.) 2. conjoining (prep.) 3. entegrating (prep.) 4. adjoining (prep.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • TEVHİDEN — Birleştirerek, tevhid olarak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • çoklu ortam — is., bl. Bilgisayarda metin, grafik, ses ve canlandırma ögelerini birleştirerek sunan ortam, multimedya …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ışınlamak — i, fiz. 1) Bilim kurguya göre ışın gücüyle bir varlığı, atomlara ayırarak görünmez duruma getirmek veya atomlarını birleştirerek bir varlığı yeniden oluşturmak 2) fiz. Virüslerden başka mikroorganizmaların, özellikle mikropların bulaşmasını… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • komün hayatı — is. Harcamalar için gelirleri birleştirerek yaşanılan ortak hayat …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurmak — i, ar 1) Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk. F. R. Atay 2) Hazırlamak Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak. R. H. Karay 3) Yaylı, zemberekli… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • su yolu — is., mim. 1) Künk veya demir boru ile yapılmış oluk 2) Bazı kâğıtların dokusunda bulunan, ışığa tutulduğunda görülebilen çizgi, resim veya yazı, filigran 3) Kâğıt üzerine konulan noktaların aralarını çizgilerle birleştirerek oynanan bir çocuk… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • taktik — is., ği, ask., Fr. tactique 1) Türlü savaş araçlarını belli bir sonuca ulaşmak amacıyla etkili biçimde birleştirerek ve kullanarak kara, deniz veya hava savaşını yönetme sanatı 2) mec. İstenen sonuca ulaşmak amacıyla izlenen yol ve kullanılan… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Turan — is., öz., Far. tūrān 1) Turancıların dünyadaki bütün Türkleri birleştirerek kurmayı amaçladıkları ülkenin adı 2) Türklerin Orta Asya daki en eski yurtları …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yakalamak — i 1) Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak Üç ince dalı birleştirerek sıkıca yakaladım. R. H. Karay 2) Kaçan kimseyi ele geçirmek, derdest etmek 3) Bir kimsenin gitmesini engellemek, durdurmak Bu defa Tevfik i dükkânın kapısında yakaladılar, aynı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.